4 Haziran 2016 Cumartesi

8

Kısa Filmler #2

Ay durun heyecanlandım! Gerçekten seri yapabileceğim galiba. Devamını getirebilirsem -yani 3. yazı gelirse- kendime ödül vereceğim. ^^ Önceki yazımda kısa filmleri ne kadar çok sevdiğimi söylemiştim. İlk yazıyı buradan okuyabilirsiniz. Şimdi gelelim serinin ikinci kısmına...


The Last Knit
Orijinal ismi Kutoja olup, 2005'te Finlandiya'da gösterildi. Yazarlığı ve yönetmenliği Laura Neuvonen tarafından yapılmış. 
Bağımlılıklarınız var mıdır? (Yep!) Nesnelerle, aslında sadece nesneler değil buna insanları da katabiliriz, gereksiz bir şekilde duygusal bağ kurar mısınız? (YEP!) Peki bu bağımlılıklarımızın sonu ne olacak? Bağımlılıklarımız aslında takıntıya dönüşmüşse bunun bize getirisi nedir? Ya da getirisi var mıdır? İşte bütün bu soruların cevabı bu kısa filmde. Hayatımızda aşmamız gereken şeyler olduğunu ve bunların zamanı geldiğinde gitmesine izin vermemiz gerektiğini de yansıtıyor bana kalırsa. Ne diyeyim takıntılarımızın bizi aşağı çekmemesi dileğiyle...



Skhizein
"Yüz insandan birine vurduğunu söylüyorlar. Bir kişi, aynen öyle. Tesadüfi. Tüm söyledikleri bu. Ne kadar çılgın olduğunu asla sana söylemezler, onu kaybettiğini, kendi başına kaldığını...Zihninin dışında. Böylece biraz daha fazla, biraz daha az... Bilinmesi gereken nokta nedir... Kaç santimetre kaydığını bilmek... Şu an emin olduğum tek şey, durduğum yer, artık sıkıntı vermiyor. Artık değil." 

2008 yılında, Fransa'da çıkarılan bir yapım. Yönetmenliğini Jeremy Clapin yapmış.  Jeremy Clapin'le beraber Stephane Piera tarafından da yazılmış. Peki size Skhizein kelimesi neyi çağrıştırıyor? Ben bana çağrıştırdığı şeyi söyleyeyim: Şizofreni. Şizofreni'ye çok yakından tanıklık etmiş biri olarak bu konu hakkında bir - iki kelam edebileceğimi düşünüyorum. 
Şizo (Schizein), Yunanca'da ayrık ve bölünmüş anlamına gelmekte. Akıl anlamına gelen 'Frenos' (Phren) ile de birleşerek Şizofreni terimini oluşturuyor. Tabii burada kastedilen şey 'Kişilik Bozukluğu' gibi hastalıklar değil bireyin farklı bir gerçekliğe inanmış olmasıdır. Bunun da oluşum sebepleri var tabii: Beyindeki Dopamin miktarı, çevresel ve genetik faktörler vesaire vesaire... 

Neyse bu yazı şizofreni postu olmadan toparlayayım, toplumda yüzde bir oranında görülüyor. Ancak öyle bir durum ki, toplum tarafından en çok yargılanan ve dışlanan hastalıklardan biri. Ve bu da Şizofreni hastalarını daha çok izole ediyor. Bu filmde de bunun örneğini görüyoruz, Henry bir süre sonra annesiyle bile konuşmuyor. "Yine de gerçek bir hasar yok değil mi?" cümlesi de bunu temsil ediyor. Antenin düşmesiyle bizim gerçekliğimizden kopuyor. "Ve bulunduğu yer artık sıkıntı vermiyor."  

Aslında söyleyecek çok şeyim vardı bu konuyla ilgili ancak başka bir yazıya kalsın. Son olarak eğer Şizofreni'yi bu filmin denkleminden çıkarırsak, hayatını daha iyi hale getirmeye çalışan ama daha da batıran insanları görebiliriz ve gittikçe asosyal hale gelen. 13 dakikada çok keskin duygular verilmiş. İzleyin yani ^^ 


Changing Batteries
Bu seferki 2013 yapımı ve Malezya'dan. Ay ben bunu her izleyişimde çok üzülüyorum ya :( Müzikleri de ayrı güzel. Buradan soundtracklere ulaşabilirsiniz. -Kendileri paylaşmış.-Buradan Facebook sayfalarına uğrayabilirsiniz. Konusu ise şöyle: Kırsalda yalnız yaşayan bir teyzemiz var. Oğlu yine onu ziyarete gelemiyor ancak çok özel bir hediye yolluyor. Bir robot! Bu tatlı robotumuzla teyzemizin arkadaşlığını izliyoruz. 5 dakikalık kısacık bir film ama çok etkili olduğu kesin.



Disappear

2014, Yeni Zelanda yapımı. Hendrikus De Vaan tarafından yazılmış ve yönetilmiş.Stop Motion türünde. Hakikaten, kısa filmlerde CGI bir yana stop motion bir yana. Siyah & beyaz olan bu filmde bunu rahatça görüyoruz. Konusu ise şöyle: Bir adam çok uzun süredir hayallerini dolabında kilitli tutmaktadır. Bunu sürdürmek için sosyal ve kurumsal paradigmaların dışına çıkmak zorundadır. Yalnız uyarayım: izlemek rahatsızlık verici olabilir. Hangi birimiz dolabımızda hayallerimizi kilitli tutmuyoruz ki! 

Sanırım ikinci yazı için dört tane yeter. Zaten düşündürme amaçlı filmler bunlar, iyice beyni yakmaya gerek yok. Öyleyse bir sonraki yazıda görüşmek üzere! 
Hatcik



8 yorum:

  1. Devamı gelecek bence, gelsin yani :) bizim için de rehber oluyor bu seri :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senden ilk yorumumu aldım, öyleyse gelsin ahahaha ^^

      Sil
  2. Devamı gelsin, :) Ahmet İmamovic "Ten Minute" izle bak, Birde "Black Hole" var bunlarda bugünün ev ödevi, zaten diğerini kesin izlememişsindir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahaha henüz izlemedim bu izlemeyeceğim anlamına gelmez :DD orrayt not aldım ^^

      Sil
    2. Hımm o zaman Türk yapımı "Ekmek" diye bir kısa film var onuda ödevine ekle :)

      Sil
    3. Tişikkirlir sipirmin :DDD

      Sil
    4. Ne sipirmin, ne bitmin sadece sadece BİRDMAN :))

      Sil

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^