2 Ağustos 2016 Salı

10

Volver


izleyeli bir süre oldu Volver'i. Söylemeliyim ki, İspanyol filmleri konusunda zayıf sayılırım. Olsun, anlatmak istedim size. Posterin renklerinden anlayacağınız üzere Pedro Almodovar yapımı. Tabii ki Penelope Cruz da başrolde. 

Konusu: Raimunda, maddi durumu yetersiz olan bir kadındır. Bir gün eve dönerken kızına yolda rastlar ve eve geldiğinde gördüğü manzara şok edicidir. Babası kızına tecavüz etmeye çalışmış, kızı da bıçağı kaptığı gibi babasına saplamıştır. Tabii ki Paco ölmüştür. Raimunda ilk başta şoka uğrasa da kendini çok çabuk toparlamış ve cesetten kurtulmanın yollarını düşünmeye başlamıştır. Bu sırada bir tanıdık restoranın anahtarını vermiş, devir almak isteyen biri olursa iletişime geçmesini istemiş ve uzağa gitmiştir. Daha sonra Raimunda'nın çok sevdiği teyzesi ölmüş ancak Raimunda durumdan dolayı teyzesinin cenazesine katılamamıştır. 

Ancak Sole, Raimunda'nın ablası, cenazede çok ilginç bir olay yaşamıştır. Cenazenin bulunduğu köy halkının batıl inançları vardır. Ölülere aşırı saygı gösterirler ve birinin bu dünyada bir hesabı kaldıysa, o ölünün geri gelip o hesabı kapatabileceğine inanırlar. Sole ve Raimunda'nın teyzesinin cenazesinde de böyle bir olay gerçekleşmiştir. Agustina'yı, kızların ölü annesi teyzeleri hakkında uyarmıştır. Agustina kim derseniz komşu o. Bizim kızların teyzesine bakıveriyordu arada. Kızların ölü annesinin piyasaya çıkmasıyla ilginç şeyler ortaya çıkacak, bir yandan da Raimunda'nın yoluna devam etmesini izleyeceksiniz. 



Film ciddi anlamda İspanya'nın arka sokaklarında geçiyor. Pek çok açıdan söylenebilir bu: Kadınlar arka sokaklarda görmeye alıştığımız tavırlarda, yansıtılan yaşam standardı, problemlerle baş ediş şekli, her şey netameli sokakların ayarında. Ancak yaşananlar hiç normal şeyler değil. Onların bunlarla başa çıkış şekli de.

İzlemesinin kolay bir film olduğunu düşünmüyorum, akışı beklendiği gibi değil. karakterler izleyicinin istediğini vermiyor ancak şaşırtmıyor da. Sıkılıyor (en azından ilk kez Pedro Almodovar izleniyorsa gayet mümkün bu) ancak filmi bırakmıyorsunuz. Raimunda'nın (bu kadarı spoiler olmaz sanırım) cesedi ne yaptığını çözdüğünüzde de bırakmıyorsunuz filmi. Zaten esas konuyu ondan sonra öğreniyorsunuz. Ancak filmin sonunda yine bilinmeyen bir şey çıkıyor, en azından filmin kendi karakterleri açısından.

Feminist bir film olduğu tabii ki ortada. Yok denecek kadar az erkek olmasına karşın hepsi neredeyse suçlu, acınılmaması gereken karakterler. Sanki Pedro Almodovar hemcinsine karşı o kadar kinlenmiş ki, filminin içindeki karakterlerin asla affedilebilir bir tarafı yok. Tek iyi diyebileceğimiz erkek karakter ise filmin başında görünüp kayboluyor, orada yaşamayı bırakıyor.

Kadın karakterler ise, hepsi bir darbe yemiş. Ancak tavırları o kadar sakin o kadar sıradan ki, sanki şu olayları her gün yaşıyorlar. Hiçbiri asla kendini kaybetmiyor yoluna devam etmeye çalışıyor. Sole için bile geçerli bir durum bu. Tabii ki kadın dayanışması da bariz bir şekilde mevcut. Agustina'nın gider ayak bile kendi meselesini 'içeride' tutmaya çalışması, hatta bu yüzden kendi kız kardeşiyle bile yüz göz olması bunu gösteriyor.

Bir de üç nesil kadının yaşadığı zorluklar var tabii. Aldatılma, ensest, neredeyse tecavüze uğrama, nesil nesil işlenmiş. Kadınların bu duruma yaklaşımları da kendi içinde farklılık gösteriyor.


Filmdeki esas nokta çözüldüğünde ise, neden feminist bir film olduğunu anlıyorsunuz. Çünkü olay Raimunda'nın kızının, üvey babasını öldürdükten sonraki yaşamını ele almıyor temelde. Daha derin, daha üzüntü verici şeyler var. Film bittiğinde ise istediğiniz sonu almıyorsunuz. Ucu açık bırakılıyor. Çünkü karakterlerin yaşamla mücadelesi bitmiyor. Özlemleri, devam etme arzuları had safhada. Filmin sonu karakterlerin başlangıcı diyebiliriz bu noktada. Çünkü onların için yaşanabilecek bir hayat, filmin sonunda başlıyor. 

Bir de müzikler var tabii. Penelope'nin söylemiş gibi yaptığı (üşendim bakamayacağım şimdi asddfghj) şarkı enfesti. Bir de hippilere yapılan göndermelerin çok hoş olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Son olarak: İlk başta çok sevmediğim ancak üzerine düşününce, karakterleri sindirince hoşuma giden film oldu. Değişik bir tarza sahip olduğu için size iyi vakit geçirtebilir mi emin değilim, bu yüzden izleyin tavsiye ederim diyemiyorum. Ancak benim ikinci kez izleyeceğim kesin.
Esenlikle kalın ^^





10 yorum:

  1. Sevemedim Almodovar ve Penelope yi ah ah :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay, erdim galiba tam senin blogunda takılıyordum, yorum bıraktın ^^ Penelope'yi sevmeyen tek beyefendi olma ihtimalin?^^ bir de blog sözlükte var mıydın sen? badim yapıcam seni asdfgh

      Sil
    2. İspanyol tarzı şeyler sevmiyorum. Vallaha kalp kalbe olaylarına girmeyecem, rastlantı. Blog sözlükte de Ruhsuz Atmaca olarak varız, arada yazarım çizerim en saçma yorumlar benden geliyor zaten gören ukela desin yalnız ukala değil yazıyorum :D

      Sil
    3. Valla haklısın, izlemesi benim için de kolay olmadı bu filmi ^^ Tamamdır badi'msin artık sdfghj

      Sil
  2. Listeye eklendi ama inşallah yakın zamanda izlenir :D Yeni bloglar arayan ben , sizin bloğunuza denk geldim takibe aldım :)
    Bende bekliyorum ^^

    YanıtlaSil
  3. güzel bir inceleme yazısı olmuş. elinize sağlık.

    bu filmi yıllar önce izlemiştim. çok detaylı hatırlamasam da sevdiğimi hatırlıyorum. yalnız o şarkıyı ben gerçekten penelope söylüyor sanmıştım, yanlış biliyormuşum :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler ^^
      Unutulacak bir film değil zaten
      ^^ Ahahah bildiğim kadarıyla
      penelope değil :)

      Sil
  4. Almodovar'ın izlediğim filmleri içerisinde en sevdiğim film. İzlediğim ilk Almodovardı sanırım sonra ardı arkası kesilmedi zaten, severiz kendisini 😄. Renkler, oyuncular, şarkılar her şey nefis. Penelope başka bir parlıyor sanki yönetmenin filmlerinde. All about my mother ı da izleseniz seversiniz gibi geldi ☺️.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her kelimesine katılıyorum. ^^ En yakın zamanda izleyeceğim, teşekkürler :D

      Sil

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^