31 Temmuz 2016 Pazar

0

Batgirl #1


Normalde bu sayı 27 Temmuz'da çıktı. Esasen ben de Batgirl'ü bu şekilde sayı sayı yazmayacaktım. Ancak içimdeki Batgirl hayranı susmadı ve Batman gibi yazmaya karar verdim. Bakalım, gittiği yere kadar yazmak istiyorum.

"Beyond Burnside"ın ilk bölümündeyiz. Hope Larson yazıyor, Rafael Albuquerque çiziyor. Barbara'nın bir gününe şahit oluyoruz. Ancak Japonya'da olduğu bir güne. Barbara 104 yaşında eski bir suç savaşçısıyla, yani Fruit Bat'le tanışmak için gidiyor. Fruit Bat ise 1940'larda kahramanlık yapan bir kadın. Batgirl'de sevdiğim nokta bu zaten. İllaki bir şeyin ucu kadınlara dokunuyor. Benim de feminist yerlerim bayram ediyor :')

Her neyse, Barbara turistik kıyafetleriyle, kalacağı yere gidiyor ve şans eseri eski bir yüzle karşılaşıyor: Kai. Çocukluk arkadaşı ile muhabbete giriyorlar ve muhteşem bir flashback sahnesini görüyoruz. 


Daha sonra Kai ile birlikte, yiyorlar içiyorlar. Sıra geliyor Fruit Bat ile tanışmaya. Barbara, Fruit Bat'e bir çeşit hayranlık besliyor. Ve bu tanışma sırasında Sailor Moon'a benzer bir villain (tarz olarak) olay yerinde baş gösteriyor ve bir çeşit formülün peşinde olduğunu görüyoruz. Batgirl bu japon villain'in hızına yetişemiyor. Bir de bakıyoruz ki 104 yaşında olan teyzemiz iş başında! Ahahah bayıldım ya! Burada, Barbara'nın tekerlekli sandalyedeki günlerine (Oracle olduğu dönem) ve Sailor Moon'a yapılan gönderme gayet hoştu. 

Daha sonra Fruit Bat, Barbara'ya "Geçmişin yolunun üzerinde duruyorken geleceği göremezsin. Bir öğretmen bulmak zorundasın." diyor. Daha sonra "Git! Onlar geri dönmeden önce!" diyor. Tabii Barbara bunlara bir anlam veremese de oradan uzaklaşmak durumunda kalıyor ve Fruit Bat'in yaptığı bir numarayı çözmeye çalışıyor. Bu arada öğretmen olayını düşünürken bir posterle karşılaşıyor. 


Daha sonra Kai, Batgirl'ün Barbara olduğunu çözüyor. Ve öğreniyoruz ki, Barbara Singapur'a gitmeye karar vermiş. Bunu Kai'ye de teklif ediyor. Böylece sayı sonu gelmiş oluyor.

Çok hızlı okunan bir sayıydı. Muhteşem değildi, kötü de değildi. "Olmuş bu" denebilir. New 52 Barbara'sını sevenler beğenecektir büyük ihtimalle. Benim en sevdiğim kısımlar, yukarıda bahsetmiştim: Flashback sahnesi ile Oracle'a yapılan gönderme kısmıydı. Cool bir Barbara resmedilmiş, gayet de eğlenceli üstelik. Çoğu fan şöyle okudu büyük ihtimalle: "Barbara Gordon <3<3<3"

Ancaak, beklentiyi yükseğe çıkardıysanız sizi biraz hayal kırıklığına uğratabilir. Okuduğum kısmıyla DC'nin Rebirth'leri çok iyiydi. Sayılar da çok iyi başladı. Onlarla kıyasladığımızda biraz geride kalıyor. Yeni okuyucular rahatça okuyabilmekle birlikte yine de eski okuyucuya hitap ettiğini düşünüyorum. Yani Batgirl #1'i henüz okumadıysanız ve okumak niyetindeyseniz "Batgirl: The Batgirl of Burnside"ı okumanızı öneririm. Şart değil ancak okuma keyfinizi arttırır. 

Okuması zevkli, umut vadeden bir sayıydı. Japon kültürünü seven arkadaşlar daha çok hoşlanacaktır sayıdan, Eisa Dansı'na falan güzel göndermeler mevcuttu. Bu arada dikkatinizi çekeyim, kırmızı balonlarda Barbara Japonca konuşuyordu. 


Toparlayıp gideyim artık. "O neydi, aman tanrım, ay muhteşeeeemmm!" dediğiniz bir sayı değildi. Ancak Barbara'nın gelecek maceralarına girmek için  güzel bir adımdı. Yani bundan sonra iyi olup olmadığına karar verebileceğiz. Renklendirmeler ise çılgın atmıştı. <3<3

İlk sayıdan daha iyi şeyler beklesem de kötü değildi. Bölümün cliffhanger'ı ise (tam olarak cliffhanger kavramını karşılıyor mu emin değilim o kadar da merak uyandırmadı) bu formül olayıydı ve Barbara'nın eğitimiydi. Görüciiz artık. 

Puan vermem gerekirse (yoo gerekmez): 6.5/10
Batgirl #2 24 Ağustos'ta çıkacak. ^^ 

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^