16 Temmuz 2017 Pazar

0

I Hate Fairyland



Ne zamandır şöyle güzel bir kara mizah yapan çizgi romanlara bakıyordum. Bu doğrultuda da I Hate Fairyland tavsiye edebileceğim seriler arasına girdi.

“Ne dilediğinize dikkat edin, gerçekleşebilir” temalı şeyleri sevenleri buraya alalım, çünkü hikaye tam olarak bunu anlatıyor.

Ekim 2015 ten beri Image Comics’ten yayımlanan serinin yazar ve çizeri Skottie Young. Henüz 15 sayısı çıktı.

Altı yaşındaki protagonistimiz Gertrude, bir gün büyüyle, harika şeylerle, kahkaha ve eğlenceyle dolu bir dünyaya yolculuk yapmak ister. Bu dileği bir anda gerçekleşir. Yerden bir portal gibi bir şey açılır ve Gertrude’un yolculuğu başlar: Artık Fairyland’dedir, yani masallar ülkesinde.



Her tarafın rengarenk olduğu, yenilen şeylerin şeker, şeker ve şekerden ibaret olduğu Fairyland’den anında nefret eder Gertrude. Kraliçeye de geri dönmek istediğini söyler. Kraliçe tabii ki geri dönebileceğini ancak bunun için bir yolculuktan geçip bir anahtarı bulması gerektiğini söyler. Böylece Gertrude’un Fairyland’den kurtulma macerası başlar.

Yalnız şöyle bir durum vardır, Fairyland ile bizim dünyamızın zaman işleyişi farklıdır – Gertrude bu yolculukta otuz yılı devirir. Yani dışarıdan altı yaşında gözükse de içten içe oldukça değişmiştir.

Yolculuğu sırasında bunu söyleyen Mr. Moon’u öldürür Gertrude, şahitlik yapamasınlar diye bütün yıldızları da öldürür tabii. Terasından gökyüzünü izleyen Kraliçe hayatı boyunca böyle bir yıldız kayması görmediğini dile getirir ve yanına düşen, ölmek üzere olan yıldızlardan biri bunu Gertrude’un yaptığını söyler. Böylelikle Kraliçe, Gertrude’un işini bitirmeye karar verir ancak Fairyland’in kurallarına göre Kraliçe misafirlerin saçının teline bile zarar veremez. Bunun üzerine Kraliçe başka planlar yapacaktır.



Seri çocuklara yönelik bir çizgi roman gibi gözükse de asla öyle değil. Hatta eğer Tarantino bir çizgi roman yapacak olsaydı ancak bu kadar şiddet içerirdi herhalde.

Seri için çok da söylenecek bir şey, çok da irdelenecek bir konu yok aslında. Yukarıda da söylediğim gibi bol bol kara mizah olan, şiddet seviyesi yüksek, güldüren ve çok çabuk okunan bir seri. Ama Gertrude’un geçtiği aşamaları görmek çok keyifli, -hafif spoiler geliyor- ejderhasını bile buradan kurtulmak için bırakan Gertrude, zamanla “ya ben niye buradan kurtulamıyorum, acaba iyi bir insan olmadığım için mi” deyip kendini değiştirmeye çalışıyor filan. Oldukça keyifli bir çizgi roman yani.

Yaza girdiğimiz şu dönemlerde tam da kafa boşaltmak için okunabilecek, bağımsız olmasından kaynaklanan pek çok artı yöne sahip, kendini çok iyi okutan bir seri. Hatta çocuksu bir çizgide ilerliyormuş gibi gözükmesinden ötürü biraz Beautifiul Darkness’a (çok değil ama) benzettim, cliffhanger bırakması yönüyle de biraz Paper Girls’ü andırdı bana.

Ejderha falan var ya <3 Gertrude’un post-apokaliptik halini bile görmüştük zaman yolculuğuyla, o sayıyı da çok sevmiştim. Ha bir de Gertrude bana çok nevrotik geliyor ama şimdi hiiiç teori üretip kafaları bulandırmayayım. En temizi gidip okuyun bence. ^^

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^