14 Ocak 2017 Cumartesi

2

Batman #9 - 13: I am Suicide

Rebirth sonrası Batman'i sayı sayı yazmıştım. I am Gotham ve Night of The Monster Men'i bitirdikten sonra bir süre hikaye hikaye gitmeye karar verdim. Elbette bir gün "sayı" formatına döneceğim ama bu ne zaman olur bilinmez (:

En son, Detective Comics #942'nin yazısında, Batman'in, Psycho Pirate'ı getirmek için Santa Prisca'ya yolculuğunu başlattığını söylemiştim. Dolayısıyla Bane'i gördük bu hikayede. Bu arada yazar Tom King, çizer ise Mikel Janin.

Çok kısa ne olup bittiğinden bahsedip görüş kısmına geçeceğim. Sayıyı zaten okuduysanız direkt görüş kısmına da atlayabilirsiniz, kırılma gücenme olmaz ^^


Batman, Bane ile karşılaşmaya gitmek için kendi takımını kuruyor: Ventriloquist, Bronze Tiger, Jewelee, Punch ve Catwoman'dan oluşturduğu ekiple Santa Prisca'ya gidiyor.

Bane artık Venom kullanmadığı için Psycho Pirate'ı yanında tutuyor. Psycho Pirate güçleriyle onun güçlü ve cesur olduğunu hatırlatıyor sürekli. Bane bir bağımlılıktan diğerine atlamış yani (: Her neyse, Batman Santa Prisca'ya gidiyor ve Bane'e, Psycho Pirate'ı vermesini yoksa belini kıracağını söylüyor.

Tabii ki Batman Bane ile bir çatışmaya giriyor ve Psycho Pirate'ı alıp gidiyor. Batman'in ekibi başarılı oluyor anlayacağınız ve evet Bane'in beli kırılıyor. En son tekrar Venom'a dönüyordu.



Şimdi gelelim yorumlama kısmına. Tom King Batman'ini ne kadar sevdiğimi önceki sayılarda söylemiştim. I am Gotham'ı oldukça başarılı bulmuştum, Night of The Monster Men'de de "Bize ne varsa yine Batman dergilerinde var" demiştim. Bu sözlerimin hâlâ arkasındayım ancak, I am Suicide beni o kadar tatmin eden bir arc olmadı açıkçası.

Neden? Şimdi ilk iki sayıda beklentiyi çok yükseklere çıkardı dergi. Hele ilk sayının girişi filan mükemmeldi. İkinci sayıda Batsy'nin habire Bane'i, belini kırmakla tehdit etmesi çok iyiydi. Malum, bilirsiniz, Bane daha önce Batman'i bildiğiniz kırmıştı :') Böyle hiç acımadan :) Çat diye :) Kırdı :)

Tom King'in bunu kullanması, çizgi roman okuyucusu için müthiş bir ayrıntı olsa da aynı zamanda beklentiyi de arttıran bir durum. Hani Knightfall'a referans veriyorsan bu aynı zamanda okuyucuya "Kanka sen rahat ol, ortalama değil sana muhteşem bir çizgi roman vereceğim" diyorsundur. Valla kimse aksini iddia etmesin :') En azından bende oluşan izlenim bu şekildeydi.

Ama ne oldu? Arada boşluk kalan yerler oldu. Batman'in takımında "şimdi buna ne gerek vardı ki?" dediğimiz yerler var. Mesela Bronze Tiger'ın çok da bir işlevi yoktu bence. Ventriloquist son anda yaptı yapacağını, bak ona bir şey diyemeyeceğim.


Catwoman! 237 kişiyi öldürmüş. Daha doğrusu bir terörist grubu Selina'nın küçükken kaldığı yetimhaneyi darma duman etmiş, pek çok kişiyi öldürmüş. Selina da bu grubun her bir üyesini öldürmüş. Bu durumdan pek hoşlanılmadığı yönünde yorumlar okudum. Hani Joker'in bile cinayet sayısı bu kadar değildi gibi yorumlar. Şimdi, altı gayet iyi doldurulduğu için benim buna bir lafım yok. Olmuş bu.

Her neyse, Catwoman bir ara takıma ihanet etti. Ama aslında etmemişti, işte Batman'in planının bir parçasıydı falan. Uff. Çok tahmin edilebilir bir şeydi. Bane bunu nasıl anlamaz? Hayır bir de Bane'in belini Selina kırdı. Ya sen, neyse ya bir şey demiyorum.

Bir diğer sevmediğim nokta ise Selina ve Bruce'un birbirine hitap eden uzun monologları. Bazı yerlerde öne geçtiği için sürekli geri dönüp "Ya bu panelde Batman ne yapıyordu ki?" diyerek geri dönüp durdum. Bir de birbirlerine Bat / Cat diye seslenmeleri vardı. Tamam kanka anlıyorum ikiniz de ergenliğinizi yaşayamadınız da bu ne allasen ya? asdfghjk.




Diğer yandan, ilk sayının girişinde Bane'in yaşadıklarının verilmesi çok ince bir detaydı. Bane'in psikolojisi çok güzel tasvir edilmişti. Bane'in çıplak olması ise ayrı mevzu: Ya artık Venom kullanmadığı için temiz olduğunu temsil ediliyordu, ya gücünü o dominantlığını ya da yeni doğmuş bir bebek kadar saf olmayı dilediğini veyahut da Batman'i yenmek için hiçbir şeye ihtiyaç duymadığını temsil ediyordu bence. Ay seçin işte birini. Ya da hepsini kabul edin ben bilmem asdfghghj O değil adam kafatasından oluşan tahtında oturuyordu ya.

Sonuç olarak, Batman'in yemininin hatırlatılması gibi hoş noktalar olsa da bir şekilde tam oturmayan bir hikaye olmuş I am Suicide. Hele son sayı en sevmediğim sayı oldu. Diğer yandan ise Mikel Janin ne güzel çizmiş. Panelleri de ilginç kullanmış.

Giderayak notu: Batman #9'da Killing Joke'a yapılan gönderme de gözlerden kaçmadı. Bu sadece şık bir gönderme değil bence. Tom King, Selina'ya bayağı yer verecek gibi görünüyor.

"I've been thinking lately. About you and me."

2 yorum:

  1. En çok sevdiğim süper kahramanlardan bir tanesi mükemmel bir yazı olmuş okumaktan zevk aldım elinize sağlık :)

    YanıtlaSil

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^