7 Eylül 2016 Çarşamba

8

Batman #6


Batman'in altıncı sayısı, yani I am Gotham'ın epilogu çıktı! Ay şu an nasıl mutluyum anlatamam. Ayrıca yazıyı yazarken şu parçayı dinliyorum. Belki siz de dinlemek istersiniz. En nihayetinde burası bir blog, istediğimi paylaşabilirim değil mi? ^^ Paylaşmak demişken önceki sayının yazısını da bırakayım buraya: Batman #5

Hemen kısacık bir özet geçip meselemize geleyim. Bu sayıda Claire'i görüyoruz. Kelimenin tam anlamıyla kafayı çizmiş. Saçlarını kesmiş, Hank ile konuşup duruyor. Bir nevi kendi ölümünü hazırlamak için güçlerini epey kullanıyor. Batman ise yardım eli uzatmaya çalışıyor. Bu sırada eski villainları görüyoruz. Psycho - Pirate olayının arka planını öğreniyoruz. Batman Claire'e yardım etmek için ona ulaşmaya çalışıyor. Meğerse her şeyin arkasında Bane varmış. Psycho - Pirate'ı elde etmeye çalışıyormuş. Sayının sonunda Amanda Waller, eğer Psycho -Pirate'ı yakalamak için bu yolculuğa çıkarsa bunun intihar olacağını söylüyor ve bitiyor. 


Normalde tam sayfa görseli koymak adetim değildir. Ancak o kadar güzel ki dayanamadım <3 Claire'a geçmeden önce şunu söyleyeyim: Sayı tam bir saygı duruşu sayısıydı. Kite Man'in görüleceği haberini bloga yazmıştım, az buçuk da üzerine konuşmuştum. Gördük Kite Man'i. Onunla birlikte Colonel Blimp'i ve Captain Stingaree'i gördük. Colonel Blimp 1982'de çıkarılmış bir karakterdi. Captain Stingaree ise gerçek adıyla Karl Courtney, ilk kez Haziran 1976'da görülmüştü. Mayıs 2009'da ise ölmüştü. Tom King bunları araya serpiştirerek güzel göndermeler yapmış. 


Tom King'in iyi bir yazar olduğunu binlerce kez söyledim. Adam nerede ne yapması gerektiğini o kadar iyi biliyor ki, yukarıdaki paragrafta bahsettiğim karakterleri göstererek hayranlara göz kırpıyor, böylece okuyucuyu "bakın siz bunları biliyorsunuz" durumuna getirerek "özel" ya da "değerli" hissettiriyor. Eğer okuyucu yeni ise eskiye referans vererek DC evrenine ilgisini arttırıyor. Klasik bir politika aslında. Dediğim gibi Tom King "eski"yi çok iyi kullanıyor.

Tabii bunları yaparken hikâyeden asla ödün vermiyor. Biz beş sayı boyunca Gotham (kahraman olan) okuduğumuzu zannederken bize Gotham Girl'ün kökenini verdi. Bu sayıda da Goham Girl'ün derinliğini arttırmış. Oldukça trajik sahneler yazmış. İşin tuhafı ben bunu gerçekten hissettim. Yani baya dertlendim, üzüldüm. Hatta biraz daha Hank'le konuşmaya devam ederse onu görecek, psikoza bağlayacak falan diye düşündüm. Yok tabii böyle bir şey. Hep benim sayko teorilerim.


Claire böyle çılgın atarken, Batman ona ulaşmya çalışıyor ancak bir türlü beceremiyor. Alfred'e onun kendisine zamanında nasıl yardım ettiğini soruyor. Alfred'in verdiği cevap beni sesli güldürdü bildiğiniz. Şu an cümleyi alıntılayamayacağım ama, üşendim de birazcık. Okurken fark edersiniz siz orayı. 

Batman Claire'e yardım etmeye çalışırken bir çıkış yolu buluyor tabii, ona gerçek kimliğini açıklıyor. Daha önce yazdığım Batman Teorileri yazımda beklentimin, Claire'ın Batman ailesinin üyesi haline gelmesi yönünde olduğunu söylemiştim. Böylece bu teorim sağlamlaştı. 

Kısacık süren sayıda, bu tempoyla finale yaklaşmamız uzun sürmüyor zaten. Amanda Waller'la konuşurken görüyoruz Batman'i. Olayları Bane'e bağlamak mantıklı. Bu da başka bir hikâyenin (I am Suicide) kapısını açıyor. Waller'la Psycho - Pirate hakkında konuşuyor. Gotham Girl'ü kurtarmak için, yani Psycho - Pirate'ı bulmak için bir maceraya atılacak Batman. Waller bunu çok riskli olduğunu hatta "intihar" denebileceğini söylüyor. 

Tom King'le yaptığım kısa konuşmada (Valla yaptım. Twitter çok tatlış bir icat <3) Batman'in ölümünün aşırı  kullanılmış (yazar burada overused demek istedi) bir olay olduğunu söylemiştim. Ne bileyim adamın cevap vereceğini! Her neyse, bu meseleyi pürüzsüz halledeceğini söyledi. Adamsın dedim ben de ne diyeceğim. Yani öyle demedim de sdfghj Neyse anladınız siz. Bunun bu kadar yakın olacağını tahmin etmemiştim. Sonraki sayı The Night of the Monster Men olacak.

Edit: Buradaki bulanıklığı gidermek istedim. Sıcağı sıcağına yazdığım için net olamamışım. Önceki yazılarımda The Night of the Monster Men'den sonra I am Suicide hikayesinin geleceğini hatta "I am ..." üçlemesinin yapılacağını söylemiştim. Batman'in ölümü bununla bağlanabilir ya da zaten böyle düşünmemiz sağlanarak ters köşe olabiliriz. Tom King bu ne yapacağı belli olmaz ^.^ Ancak büyük bir gizem olan Batman'in ölümü I am Suicide'la olursa, gerçekten çok çabuk olmuş olur.


Sayıyı genel olarak ele alalım biraz da. Hızlı okunan bir sayı. Çok hızlı hemde. Yaptığı göndermelerle gülümsetti. Çizimleri beğendiğimi söylememe gerek yok herhalde? Yazıya habire görsel koyup durdum anlamışsınızdır ^^ Bu arada bu sefer David Finch çizmemiş. Kapak ona ait olsa da sayının çizimleri Ivan Reis ve Joe Prado'ya ait. 

Sayıyla ilgili üzerine durmak istediğim bir nokta ise, Batman'in göz ardı edilen bir yönünü ortaya koyması. Yani Batman sadece insanları kurtarmaz, onlara yardım da eder. Bir ebeveyn gibi şefkat göstermesini bilir. Ve sırf yardım etmek için son noktaya kadar gidebilir. Bu ister kimliğini açıklamak olsun, ister ölüme gitmek olsun. 

Sonuca gelelim: Güzel bir final sayısı okuduk. Kurgusuyla, ayrıntısıyla beni memnun etti. Hatta gideyim bunun üzerine bir sigara yakayım. Kendinize iyi bakın, sonraki sayıda görüşmek üzere. ^.^





8 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. He, başlık itici ama yazı güzel mi diyosun? ahahahahahaha :D

      Sil
    2. Batman li kısımlar no :))

      Sil
    3. Batman'li olmaya bir kısım var mı sevgili Ruhsuzcum :D :D

      Sil
    4. İşte o konuda bir şey diyemiyorum gelinim sen anla :))

      Sil
    5. Ay Batman de sana bayılıyodu :D :D D agshsjshahshs şaka tabii. Sen beğenmediysen yazmaya devam ederim ben :D :D

      Sil
    6. Ya o zengin fakirlere bayılmasın :) Sen yaz gelinm damadım sen oku. Çok pis çirkef espiri yaptım Batman sen anla. :))

      Sil
    7. Zengin olmak suç mu ahahaha şimdilik öyle bir sıkıntım yok da gerekirse kendimiz yazar kendimiz okuruz :D

      Sil

Yorumunuzu eksik etmeyin, her biri çok değerli^^